| | Üretsiz Blog oluştur
<
 
Sep
11
    

KAMERA
Kamera, genellikle dijital kameralarla yapılan sinema çekimleridir. Kamerayı sabitlemek için bazen üç ayaklı sehpalardan kullanılır, ancak çoğu zaman bu mümkün olmaz ve dolayısıyla kamera sallanır. Ayrıca kameranın bulunduğu yere bağlı olarak ekran ortalanamıyabilinir, ve belli bir açıdan görüntüyü kaydedilir. Eğer düzgünce yerleştirilmişse, ekranda yazı olduğu için kesin birşey söylemek zor ancak çoğu zaman bunlar ekranın üstünde ve altında üçgen sınırlarla gözükürler. Ses ise, kamerayla tümleşik mikrofon aracılığıyla kaydedilir, ve özellikle komedi filmlerinde, film sırasında kahkahalar duyulabilir. Bu faktörler sonucunda görüntü ve ses kalitesi genellikle düşük olur, yalnız şansımız yaver giderse sinemayı boş bulabilir ve temiz ses sinyallerini alabildiğimiz bir çekim oluşturabiliriz.

TELESYNC (TS)
Telesync, harici ses kaynağı kullanması dışında (genellikle bu harici ses, insan seslerinden uzak olan bir yerden, koltuğun özel bir kısmından alınır) kamera ile aynı işlevi görür.. Doğrudan bir ses kaynağı, iyi kalite bir ses kaynağı olacak diye bir kaide yoktur, özellikle birçok arkaplan gürültüsünün sese karıştığını düşünecek olursak... Genellikle telesync, boş bir sinemada ya da profesyonel bir kamera yardımıyla projeksiyon odasından- ki böylece daha iyi bir görüntü kalitesi elde edilir- kaydedilir. Kalite, çekimden çekime oldukça farkedebilir; onun için tüm filmi indirmek yerine, önce örneğini indirin. Telesync'ler yüksek oranda etiketlendirilmemiş kameralardır..

TELECINE (TC)
Telesine makinesi, filmi dijital olarak makarasından kopyalar. Ses ve görüntü çok iyidir, ama gerektirdiği teçhizatı ve masrafı dolayısıyla telesineler pek yaygın değildir. Genellikle film, gerçek aspect oranında olacaktır, bununla beraber 4:3 telesineler de mevcuttur. Buna en iyi örnek geçen sene kaydedilen JURASSIC PARK 3 TC'dir. Telesine, film sırasında ekranda görüen bir zaman sayacı olduğu için zaman kodlamasıyla çakışmaz..

SCREENER (SCR)
Bir filmin promosyon amaçlı VHS kaseti, piyasaya çıkmadan önce dükkanlara ve diğer bazı yerlere gönderilir. Bir Screener, VHS kasedi formatındadır ve genellikle 4:3 (tam ekran) aspect oranına sahiptir. Bunun dışında geniş ekran olanları da bulunabilir. En büyük dezavantajı; ekranın altından geçen ve telif hakları ile kopya-yazılım ihbarı için telefon numarasının yazdığı mesajdır.. Ayrıca, eğer kasedin seri numarası ya da kasedin içine doğru bir çizgi var ise; bunlar genellikle siyah bir çizgi ile olmak üzere, o bölgenin üstü çizilerek bloke edilmelidir. Bu genellikle sadece birkaç saniyeliktir, fakat maalesef bazı kopyalarda bu olay tüm film boyunca sürer ve bazıları oldukça büyüktür. Kullanılan araç-gereçe bağlı olarak, screener kalitesi-eğer MASTER kopyasından yapılmışsa- mükemmel kaliteden, eğer kalitesiz malzemenin kullanıldığı eski bir VHS Kaydedicisi ile yapılmışsa düşük kaliteye kadar değişir. Çoğu screener VCD'e dönüştürülür, ancak bazı SVCD denemeleri de oldu ve bazıları VCD'ninkilerden daha kaliteli idi.

DVD-SCREENER (DVDscr)

Aynı şekilde screener'lardan bazıları DVD'ye dönüştürülür. DVD retail'lerin içerdiği bazı ekstralar dışında genellikle geniş ekrandır(widescreen). Uyarı mesajları her zaman siyah kısımda olmayabilir; dolayısıyla bu, izleme zevkini bölebilir. Rip edenin yeteneğine bağlı olarak DVD Screener'lar çok iyi kalitede olabilir.
DVD Screener'lar genellikle SVCD ya da Divx/XviD formatlarına dönüştürülür.

DVDRip
Piyasaya sürülen DVD'nin son kopyasıdır. Mümkünse bu, tekrar pre-retail(örneğin, Star Wars Episode 2) olarak piyasaya sürülür ve mükemmel kalitede olur. DVDRip'ler, SVCD ve DivX/XviD olarak yayımlanır.

VHSRip
Genellikle kaykay/spor videoları ve XXX gösterimleri olmak üzere retail VHS'den dönüştürülmüşlerdir.

TVRip
Tv programları; ya ağ üzeri (dijital kablo/uydu dekoderleri aracılığıyla cap edilenler daha uygundur) ya da gösterim öncesi -uydunun şebekeye programı birkaç gün önceden göndermesi(bazılarında titreşimler oluyor)- şeklindedir. 'WWF Raw Is War' gibi ekstra bölümler içeren bazı progamlar ve kamera/yorum testleri ayrıca rip dahilindedir. PDTV, dijital bir TV PCI kartından cap edilir, bu genellikle iyi sonuç verir, öyle ki bazı grupların bunları SVCD olarak yayınlama eğilimleri görülmektedir. Bütün VCD/SVCD/SivX/Xvid ripleri TV görüntüsüyle desteklenmektedir.

STV
"Straight To Video. Was never released in theaters, and therefore a lot of sites do not allow these"
Sinemalarda değil, yalnız DVD veya TV lerde gösterime sunulan filmlerdir. Örneğin Starship Troopers..

WORKPRINT (WP)
Workprint, henüz bitmeyen bir filmin kopyasıdır. Filmde eksik sahneler ya da müzikler olabilir. Kalite mükemmelden, çok kötüye kadar değişir.. Bazı Workprint'ler son baskısından oldukça farklıdır (Men In Black'te yaratıklar ve oyuncular olmaları gereken yerde değillerdi) ve diğerleri de ekstra sahneler içeriyor bile olabilir (Jay and Silent Bob). WP'ler, eğer ki iyi kalite bir kopyası edinilirse, koleksiyonda hoş bir ilave versiyon işlevi görebilir.

TVRip
Analog kaynakli TV-kartlari ile yapilmis kayitlar icin kullanilir.

DVBRip

Dijital kartlarla yapilan kayitlar icin kullanilmasi cok daha dogru olur
kalite nerdeyse DVDRip ile esdegerdedir. Bu yüzden TVRip ile DVBRip birbirine karistirilmamasi gerekir.

DVB
Digital video broadcast, türleri su sekildedir: DVB-S, DVB-C, DVB-T MPEGII olarak uydudan, kablodan hatta terestirik olarak bir cati veya oda anteni ile bizlere ulasir (DVB-T bazi Avrupa sehirleri icin gecerlidir) , rip olayini bir pci-karti ile inanilmaz bir sekilde kolaylastirir.

DivX Re-Enc

Divx re-enc, orjinalini VCD kaynağından alan ve ufak boyutta bir DivX dosyasına re-encode edilen filmdir. Çoğunlukla dosya paylaşanlarda görülür, ve bunlar genellikle 'Film.İsmi.Grup(1of2)' şeklinde etiketlenirler. Bu işi yapan gruplardan en bilinenleri; SMR ve TND'dir. Bunlar aslında, eğer bir filmin 200MB'lık kopyasına sahip olup olmama konusunda kararsız değilseniz tabi, download etmeye değmezler. Genellikle uzak durun.

Watermarks (Filigranlar)
Birçok film Asya Silver'ları ve PDVD'lerden gelir ve sorumlu kişi tarafından etiketlenir. Bu etiketleme genellikle bir harf/ilk harf veya genellikle köşelerden birinde bulunan küçük bir logo şeklinde olur. En meşhurları; "Z","A" ve "Glove" filigranlarıdır.

Asian Silvers / PDVD
Bunlar, doğulu bootlegger'ların çıkarttığı filmlerdir.. Genellikle bazı gruplar tarafından, kendileri adına çıkartmaları için satın alınırlar. Silver'lar çok ucuzdur, birçok ülkede mevcuttur ve yeni bir versiyonunu çıkartmak da kolaydır. Bu yüzdendir ki, şu anda bu işin içinde oldukça kişi var. Bunların çoğunluğunu ise birkaç dağıtımdan öteye gidemeyen küçük gruplar oluşturur.
PDVD'ler ise DVD'ye konulan şeyin aynılarıdır. Çıkartılabilir altyazıları vardır ve kalite olarak silver'lardan çok daha iyidirler. Normal bir DVD gibi rip edilirler, ancak VCD şeklinde dağıtılırlar.

FORMATLAR

VCD
VCD MPEG1 tabanlı bir formattır. Sabit , 1150 kbit bitrate'e ve 352x240 çözünürlüğe sahiptir. Genellikle düşük kalitede (KAMERA / TS / TC / VHS çekim / TV çekimi(analog) küçük boyut elde etme, tek cd'ye sığdırabilme amaçlı kullanılır. VCD'ler ve SVCD'ler süreye dayalıdır, yani bir diskin kapasitesinden daha büyük bir MPEG film gene de (süre sayesinde) 74 dakikalık bir CD'ye sığabilir.

SVCD
SVCD ise MPEG2 bazlıdır (DVD gibi) ve 2500kbit'e kadar değişken(variable) bitrate değerlerine izin verir, ayrıca 480x480 (NTSC) çözünürlüğe sahiptir, ve oynatıldığı zaman 4:3 görüntü oranını alır. Değişken bitrate'ten dolayı tek CD'ye sığacak uzunluk kesin bilinmemektedir, fakat genellkle 35-60 dakikanın bir CD'ye sığdığı görülmüştür. Değişken bitrate kullanarak SVCD yapımı sırasında çoklu geçişler (multi-pass) kullanılırması önemlidir. Belki yapım süresi uzar, fakat sonuç daha net olur.

XVCD/XSVCD
Basit bir şekilde kurallara uymayan VCD'lerdir. Daha yüksek birate ve çözünürlük değeri alabilirler, ama sonuçta durum VCD'yi oynatacak makinenin kapasitesine bağlıdır. XVCD'ler ortalıkta fazla görünmez, çünkü genellikle amacı internete yaymak değil de ev kullanımı için tercihtir.

DivX / XviD

DivX formatı multimedya platformları için tasarlanmıştır. İki codec kullanır: biri düşük hareket (low motion), öbürü ise yüksek hareket (high motion). Uzun süre önce yapılmış filmlerin çoğu low-motion olarak yaratılmıştır, ve high-motion da da problemler vardır. İki codec arasındaki değişimleri sağlayarak daha kaliteli sonuçlar elde edebilmek için SBC (Smart Bitrate Control-Akıllı Bitrate Kontrolü) adlı bir metod geliştirilmiştir. Çok yüksek işlem değeri ve karmaşık alogoritmalar ile yapıldığından dolayı DivX filmlerin DVD Player'larda çalışmaları şu an için mümkün değildir. Fakat bazı firmalar şu an DivX player ürünler üretiyor, hatta satıyorlar, fakat bu makineler de her yerde bulunmuyor. DÜZGÜN DivX'ler genellikle DVD'lerden rip edilmiştir ve bir CD'ye 2 saatlik iyi kalite DivX sığdırılabilir. Farklı türde codec'ler mevcuttur, en ünlüleri Divx ile XviD dir.

CVD
CVD, CVD ile SVCD'nin bir kombinasyonudur. Genellikle bir çok DVD Player tarafından desteklenirler. SVCD'nin MPEG' bitrate'lerini destekler ama 352x480(NTSC) çözünürlüğü kullanır, çünkü yatay çözünürlük fazla önemli sayılmaz. Şu anda hiç bir grup CVD yayınlamamaktadır.

DVD-R
DVD-R, en popüler DVD yazma çözümüdür (DVD-RAM,DVD+R gibi farklı seçeneklerin arasından sıyrılır). Taraf başına 4.7 gb veri taşır, çift taraflı yazılabilir DVD'elr de mevcuttur, böylece tek diskte yaklaşık 10 GB taşınabilir. SVCD 'nin MPEG2 görüntüleri DVD-R'a yazılıp izlenmeden önce dönüştürülmelidir. DVD'den DVD-R'a kopya yapmak da mümkündür, ama bazı durumlarda extralar/diller yer sorunu yaratmamaları açısından kaldırılır.

MiniDVD
MiniDVD ile cDVD, DVD formatının standart bir CDR/CDRW üzerinde olmasıdır. Yüksek çözünürlük/bitrate değerlerinden dolayı bir MiniDVD diskine 18-21 dakikalık görüntü yazılabilir, fakat bu format sadece birkaç oynatıcı tarafından desteklenir.

MKV

Matroska Video Avi /Ogm gibi bir dosya türüdür, RealMedia formatının çok geliştirilmiş şeklidir esasen. Tek dosyada altyazı, film cover vs. çoklu seçeneklerde kodlanabilir fakat, donanım DiVX lerde desteklenmez. Pek çok sitede de tavsiye edilmez, güçlü bir donanım gerektirir.

ÇEŞİTLİ BİLGİLER

Regional Coding (Bölgesel Kodlama)
Bölgesel kodlama; filmlerin Amerikan DVD'lerini alan insanların, kendi ülkelerinde bunları erken izlemelerini ya da Amerika-dışı distribütörlüğünü başka firmaların yaptığı eski filmlerin, Amerikan firmaları aracılığıyla ülkedışına *****ını engellemek için dizayn edildi.. Birçok playerın bölgesel kodlaması, bir çip aracığıyla ya da kumanda yardımıyla kaldırılabilir.

RCE
RCE (Bölgesel Kodlama Arttırıcısı), "Çok Bölgeli" player'lar yaratmak için dizayn edilmişti, ancak birçok hata oluştu ve üstesinden gelindi. Şu anda çok az sayıda film RCE kodludur ve bunlar da hiç tutulmazlar...

Macrovision Macrovision, ticari DVD'lerin çoğunda bulunan kopya korumasıdır. Eğer DVD kopyalanırsa; VHS'nin analiz edemeyeceği sinyaller gönderilir -ki bu sinyaller sayesinde ekranda çizgiler gözükür ve görüntü karanlıklaşır. Kimi DVD Player'larda (örneğin Tescos'un Dansai 852'si) macrovision'un kaldırılabileceği gizli bir menü mevcuttur. Ayrıca Maplin'den ( Sadece Uye Olanlar Linkleri Gorebilir Linkleri Goremek Icin Uye Olmalısınız) alınacak 30 pound'luk bir "görüntü sabitleyicisi" ile de bu koruma kaldırılabilir.

NTSC/PAL

NTSC ve PAL, dünyada kullanılan iki temel standarttır. NTSC PAL'dan daha yüksek framerate'e sahiptir(29fps-25fps) fakat PAL'ın daha yüksek çözünürlüğü vardır ve daha keskin görüntüler elde edilir. PAL sistemlerinde NTSC diskleri oynatmak, NTSC sistemlerinde PAL diskleri oynatmaktan çok daha kolaydır -ki bu İngilizler için iyi bir olaydır. RGB(Red-Green-Blue) destekli bir skart girişi; NTSC görüntüsünü çoğu yeni televizyonlarda tam renk olarak oynatacaktır, ancak bunu VHS kasedine kaydetmek için NTSC'yi PAL50'ye(çoğu DVD player'ın kullandığı PAL60 değil) dönüştürmek gerekecektir. Bu dönüştürmenin tam sonuç verebilmesi için; pahalı bir converter(200 pound ve yukarısı), tümleşik bir converter (Dansai 852/ bazı Daewoo'lar/ Samsung 709) ya da her formata kayıt yapabilen dünya standartlarında bir VCR'a gereksiniminiz vardır.

SÜRÜM DOSYALARI

RARset
Bu filmler RAR biçimindedir ve v2 (rar>.rxx) ya da v3 (part01.rar > partxx.rar) şeklindedirler.

BIN/CUE
.cue dosyasını notepad ile açın ve ilk satırda sadece dosya ismi dışında bir yazı yazmadığından emin olun. Sonra Nero ile cue dosyasını açın ve program bu dosyayı VCD/SVCD formatında yazacaktır. TVRip'ler MPEG olarak yayınlanırlar. Divx dosyaları ise sadece divx ve .avi şeklindedir.

NFO
NFO dosyası filmi yayınlayan grubun reklamını yapmak amacıyla film ile birlikte koyulur. Bu dosyada yayınlama hakkında genel bilgi, format, kaynak, boyut ve işe yarayabilecek bazı notlar bulunur. Bunlar aynı zamanda yeni üye alma ve grup için donanım istemek amacıyla da kullanılırlar.

SFV
Bunlar genel olarak site düzeyinde, her bir dosyanın upload edilip edilmediğini kontrol etmek için kullanılır. Ayrıca SFV, bütün dosyaların olup olmadığını veya CRC(Cyclic Redundancy Check) doğruluğunu kontrol eden insanlar için de kullanışlıdır. Bu dosyaları kullanabilmek için pdSFV veya hkSFV gibi programlar gereklidir.

USENET BİLGİ

Access (Giriş) Newsgroup'lara girebilmek için news server'ına ihtiyacınız vardır. Birçok ISP(Internet Service Provider) bunu sağlar, fakat bu genellikle düşük geçerlilikte (dosyaların server'da bulunma süresi) ve düşük bütünlülükte (dosyaların tam olma sayısı) olur. En iyi hizmet için, premium bir news server'ı satın alınmalıdır. Bu server'lar aynı zamanda sık sık bandwidth(bant genişliği) sınırlaması koyarlar.

Software (Yazılım)

Binary newsgrouplarındaki dosyalara erişim yapabilmek için newsreader'a ihtiyacınız vardır. Birçok farklı reader bulunmaktadır ve hangisinin iyi olduğu tamamıyla kişisel tercihe kalmıştır. Xnews/ Forte Agent/ BNR 1/ BNR 2 şu ana dek en popüler olanlarıdır. Outlook da newsgroupları okuyabilir, ancak kullanılmaması tavsiye olunur.

Format

.rxx dosyaları gibi, .pxx/ .par şeklinde dosyalar görürsünüz.. Bunlar PARITY dosyalarıdır. Parity dosyaları usenet post'larında yaygındır, ve çoğu zaman bazı server'larda en az bir ya da iki bozulmuş dosya mutlaka bulunur. Parity dosyası rar setinde kayıp olan HERHANGİ BİR dosyanın yerini değiştirmek için kullanılır. Ne kadar fazla PAR dosyanız var ise, o kadar değiştirebileceğiniz dosyanız var demektir. Bu işlem için SMARTPAR isimli programa ihtiyacınız vardır.

ETİKETLER

PROPER (DÜZGÜN)

Bu işin kurallarına göre, kim ilk Telesync'i yayınlarsa yarışı o kazanır. Fakat eğer filmin kalitesi düşük ise diğer bir grup aynı filmin başka bir telesync'ini(ya da aynı kaynağın daha kalitelisini) koyar ve kopyalamayı önlemek için PROPER etiketini dosyaya ekler. PROPER, bu sahnedeki en öznel etikettir ve birçok insana göre PROPER'ın orijinalinden daha iyi olup olmadığı tartışılır. Birçok çaresizlik içindeki grup da, PROPER'ları sırf yarışı kaybetmemek adına yayınlarlar. PROPER'ın yayınlanma sebebi NFO'da mutlaka belirtilmelidir.

SUBBED (ALTYAZILI)
VCD olayında, eğer yayınlanan film altyazılı ise bu demektir ki altyazı film boyunca görüntüyle birlikte encode edilmiştir. Bunlar genellikle Malezya/ Çin/ Tayland dillerinde olur ve bazen ekranın büyük bir kısmını kaplayan iki farklı lisan birden olur. SVCD'ler değiştirilebilir altyazıları destekler ve bazı DVDRip'ler de değiştirilebilir altyazılarla yayınlanırlar. Bu olay, eğer mevcut ise NFO dosyasında belirtilir.

UNSUBBED (ALTYAZISIZ)
Eğer bir film altyazılı yayınlanmışsa daha sonra bunun altyazısız sürümü çıakrtılabilir.

LIMITED (SINIRLI)
Sınırlı bir film demek, filmin sınırlı sayıda sinemada oynandığı anlamına gelir. Bu sayı genellikle 250 sinemanın altıdır. Genellikle kısa filmler limited olarak yayınlanırlar.

INTERNAL (DAHİLİ)
Dahili bir sürüm birçok sebebe bağlı olabilir. Klasik DVD grupları çok sayıda DAHİLİ sürüm çıkartır, çünkü o filmde kopyalama olsun istemezler. Ayrıca düşük kalite sinema ripleri DAHİLİ olarak yapılır, ve bu; ya grubun prestijini düşürmemektendir ya da daha önce yapılan riplerin sayısı fazla olduğundandır. DAHİLİ sürüm, grupların üye sitelerinde normal bir şekilde bulunur fakat site yöneticilerinin izni olmadan başka sitelere aktarılamazlar. Bazı DAHİLİ sürümler filmin ismine ve popülerliğine bağlı olarak hala IRC/Newsgroup gibi yerlere düşüyorlar. Yılın başlarında insanlar Centropy'nin "dahili" sürümler çıkarttığından bahsediyorlardı. Bu da demek oluyor ki grup, filmleri sadece üyeleri ve site yöneticileri için yayınlıyordu. Bu, alışılmış bir tanım için farklı bir durum.

STV Straight To Video(Direkt Video'ya) asla sinemalarda gösterilmedi ve bu yüzden birçok site bunları kabul etmezler.

ASPECT RATIO TAGS (ASPEKT ORANI ETİKETLERİ)
Bunlar widecreen(geniş ekran) için *WS* ve fullscreen(tam ekran) için *FS*dir.

RECODE
Recode; filmin önceden yayınlanmış versiyonunun, içindeki altyazıları kaldırmak ya da renklerini düzeltmek suretiyle TMPGenc'den filtre edilen versiyonudur. Daha iyi gözükürler fakat bunlar, grupların kendi kaynaklarını sağlama beklentileri yüzünden fazla dikkate alınmazlar.

REPACK
Eğer grup kötü bir rip yayınlamışsa, problemleri düzelten bir Repack yayınlarlar.

NUKED
Bir film birçok sebepten dolayı nuke edilebilir. Özel siteler kurallar çiğnendiği("Telesync Yasak" olan yerlere telesync koymak) için nuke atabilir, fakat filmde oldukça büyük sorunlar var ise(20 dakikalığına sesin olmaması, 2.CD'nin farklı film/oyun çıkması) global nuke atılır ve bu dosyaları sitelerde dağıtan insanların kredileri düşer. Nuke edilmiş filmler hala p2p/usenet gibi kaynaklara ulaşabilir ama ilk olarak neden nuke edildiğini kontrol etmek akıllıcadır. Çünkü, eğer gruplardan biri birşeylerin ters olduğunu anlarsa, nuke'lerini geri talep edebilirler.



 
Sep
11
    
by-fatiko21 | 11 Eylül 2008 15:37 | fav | etiket:  
Domain Hack Arkadaslar su anda anlatacagim bilgiler bir çogumuzun bildigi fakat bu ise yeni baslayan arkadaslarin isine yarayacak düsüncesindeyim... Ilk olarak Domain Hack'i taniyalim...

Internette aktif bir site Host ve Domain olarak 2 asamadan olusmaktadir. Host Hack (fso, ftp hack, db, igmp, ddos, flood, exploit, nuke hack, vurn, vs açiklar gibi çesitleri vardir) geçicidir. Yani sahsin elinde domain olduktan sonra istediginiz kadar hosta saldirin farkedildigi andan en geç 3 is gününde tekrar düzeltilebilir veya host degistirilebilir. En çok kullanilanda domain hacklemekten daha kolay ve daha kesin oldugu için host hacktir.

Domain hack ise Web Hackteki son noktadir. Geri düzeltilmesi ve alinmasi neredeyse imkansiza yakin sayilir.(Nadiren Fatura bilgilerinden düzeltilebilir. Onun içinde Domain Transferini yapmaniz gerekmektedir.) Domaini hackledikten sonra istenilen bir hosta yönlendirerek aktif hale getirebilir ve domain süresi bitinceye kadar hacklemis olursunuz...

Domain Hack Nasil Yapilir?

Domain Hacki kabaca 3 ayii baslikta inceleyebiliriz...

1- Administrator Mail Hack

2- Domain Sifre Hack

3- Süresi Bitmis Domaini Satin Almak

1- Administrator Mail Hack: (Bu yöntem hakkinda sadece yasanilabilecek sorunlardan bahsetmek istiyorum. Çünkü Mail hack apayri bir konuya girmektedir....) Domainin bagli oldugu admin mailini bulmak bazende o kadar kolay olmamaktadir.
[Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...] (free üyelikle genis whois bilgileri)

Bu whois firmalarini tavsiye ederim. Admin maili ve özellikle domain sirketini görmede fayda saglayacaktir. Simdi farzedelim admin mailini göremiyoruz. Iki açiklamasi olabilir. Ya proxydomain veya whois guardian kullanilmistir ki bunlar whois bilgilerini gizlerler. Böyle bir sorundada admin mailini ya buradaki üyeligi hackleyerek bulacaksiniz yada domain panelinde tahmin ettiginiz mailleri deneyerek bulacaksiniz. (bu deneme dedigimiz çogu domain sirketi Sifre Kayip basvurusunu yaptiktan sonra mail adresi istemektedir. Bu sorguya mail adreseleri deneyerek gerekli sifre istegi mail adresine gönderilmistir gibi yazilacak ibareye kadar olur.... (Bazi tr sirketlerine telefon açarak dil aldatmacisiylada bir kaç kere admin mailini ögrendigimiz olmustur. Örnek whoisde gözüken Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap hackleyip Sifre isteginde bulunup mail adresinin firmada deaktif gözüktügünü ve domain sirketini arayip mailin Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap a aktarildigini ögrenmistik.) Farzedelimki admin mailini hacklediniz. Domain Paneline giderek sifremi unuttum diyebilir ve domain sifresini maili isteyebilirsiniz.. User ID gibi bilemiyeceginiz bir sorgulama yöntemi varsa domain sirketine hacklediginiz mailden mail atarakta istekte bulunabilirsiniz... Bununda örnegi var ama su anda süpriz...

2- Domain Sifre Hack: Bu baslikta yazilacak ve karalanacak o kadar çok sey varki o nedenle hizli hizli geçmek istiyorum... Verdigim Whois Firmalarindan domain sirketini buldugunuzu düsünerek:

Ilk yapmaniz gereken Brute yöntemidir. Brute dedigimiz verilen sifreleri deneme yöntemidir. Bu ister tek tek deneyerek sizde yapabilirsiniz istenirse bir program vasitasiyla da yapabilirsiniz... Username sabit pass degisken olarak yaparsaniz daha çözüme daha kisa yoldan ulasirsiniz... Username bilinmiyorsa %90 [Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...] username xxxxxxxxxcom olmakta. Veyahut Paneldende bulabilirsiniz. Çogu firmada geçersiz username diye belirtmektedir... Brute de hizli sonuca ulasmak istiyorsaniz karsi tarafin bilgilerini kelimelere döküp bir porg. vasitasiyla wordlist olusturabilirsiniz. Örn. Antalyadaki bir web sitesi için. 07, antalya, websitenin ismi, adminin adi, soyadi, tr, domainin sesli harfleri, sessiz harfleri, gibi kelimelerden yapilan güzel bir karma olasiligi yükseltir... En kötü ihtimal Brute Force gibi seçenekle tüm karakterleri denettirebilirsiniz...

Brute da bulamadiniz veya ugrasmadan daha teknik bir yol ariyorsaniz oda domain sirketinin database ine ulasmanizdir ki buda herkesin yapabilecegi is degildir... Buna ek olarak Domain Panelinin birebir fake ini hazirlayabilirsiniz. Inandirici olmasi içinde whois bilgilerinden yararlanip son update tarihine bakarak su süredir sitenize on-line olmamaktasiniz, en kisa sürede on-line olmalisiniz gibi ibareler kullanabilirsiniz. Normalde Mail hackte kullanilan fake domain veya host hacklerde profesyonelce yapildiktan sonra daha yüksek oranli sonuçlar alinabilmektedir...

Bazi domain sirketlerindeki hidden gibi açiklarlada bu yapilabildigini duymustum. Fakat simdiye kadar ne rastgeldi nede gözlerimle sahit oldum.

3- Süresi Bitmis Domaini Satin Almak: Pek tavsiye edilen veya hackle alakali bir yöntem degildir. Fakat gerçekten alinmasi gereken bir domainde bilinen bilinmeyen tüm yöntemler denendigi halde çözüme ulasilamamissa mecburen son çaredir. Su ana kadar ne yaptim, nede yapani gördüm ayri bir konu.

Ilk iki yöntemden sonuca ulastiniz diyelim. Domain bilgilerine girdiniz. Ilk yapacaginiz sey karsi tarafin tel.no gibi adreslerini degistirerek oraya kendi sallama bilgilerinizi girmek olmalidir. Ve ns ayarlarini degistirerek istediginiz bir hosta yönlendirme yapmanizdir. Bununda aktiflesmesi .org ler hariç en fazla 24 saat sürmektedir...

(Ayrica Domaini kesinlikle geri alinmamasini saglamak için transfer gerçeklestirin. Transfer edilince sanki domain yeni alinmis gibi süreleri degisir ve 1 yil daha uzatilir. Basimiza geldi hackten anlamayan bir kaç kisi çikipta whois çekerse sizin yazdiklarinizi görür. O vatandasta domain hacklenmemis saten o kisiye aitti gibi bir lamerlik yapabilirler. Uyarmasi... )


 
Sep
11
    

Sanal alemin Zorro’su
O, Türkiye’nin ilk hacker’ı. En karmaşık sistemlere rahatça giriyor. Çıkarken de imzasını atıyor: TAMER ŞAHİN

Adı: Tamer Şahin
Doğum yılı: 1981
Mesleği: Sistem güvenliği uzmanı
Hobisi: Hackerlık/Pc
Eğitimi: İzmir Atatürk Ticaret Lisesi mezunu
Bildiği diller: İnternet İngilizcesi
Kazancı: İş başına 3500 dolar yani 4 milyar 7250 milyon lira
Hack’lediği yerler: Superonline, Osmanlı Bankası, Comtax ve devlet adına ünlü bir tarikatın sitesi.

Osmanlı Bankası’nı hack ederek adını duyuran Tamer Şahin’le, İzmir’de görüştük.
Üstünde pijamasıyla sabahlara kadar internette gezerek, büyük holdinglerin bilgisayar sitelerindeki güvenlik açıklarını bulan Şahin’in potansiyelini, her parlak zekayı olduğu gibi, yine Amerikalılar kaptı.
Şahin, Amerika’dan gelen iş teklifini kabul ettiğini, yaklaşık dört ay sonra sistem güvenliği uzmanı olarak çalışmak üzere bu ülkeye gideceğini söyledi. Şahin, Türkiye’den Amerika’nın New Jersey eyaletine taşınacak olan ABD’lilerin satın aldığı Agis firması ile beraber çalışacak.
Şahin, normalde büyük firmaların bilgisayar sistemlerini güvenlik açıklarını bulmak için anlaşmalı olarak hack ediyor. Güvenlik açıklarını firmaya bildiren Şahin, yaptığı iş başına 3500 dolar alıyor.

12 YAŞINDA BAŞLADI

Bilgisayarla ilk defa 12 yaşında tanıştığını söyleyen Şahin, “İnternet, Türkiye’ye geldiğinde sürekli sörf yapmaya başladım. Sabahlara kadar yurt dışındaki sitelere bağlanıyordum. Sonra, bazı bilgisayar programlarının amaç dışı (hack) kullanılabileceğini öğrendim" diye konuştu.
Bu sırada 1997 yılında mezun olduğu İzmir Atatürk Ticaret Lisesi’ndeki öğretmenleri onun taşıdığı potansiyelin farkına varmış olacaklar ki, bilgisayar dersi öğretmenleri dersi onun anlatmasına izin veriyordu.

HACK YÜZÜNDEN KOVULDU

İzmir’deki bilgisayar firmaları da Şahin’in farkına vardı. Lise bittikten sonra bir firmada düzenli olarak çalışmaya başlayan Şahin, üniversiteyi bir türlü kazanamadı. Zaten, lisede de pek parlak bir öğrenci değildi. Şahin, bu sırada ilk ciddi ‘hack’ denemesini gerçekleştirdi:
“Superonline o dönemler Türkiye’nin en büyüğüydü. Sistemlerine girdim ve kullanıcı şifrelerini aldım. Dayanamayıp imzamı da bıraktım. Benim yaptığım anlaşıldığında o zaman çalıştığım firma beni işten çıkardı. Ama elimdeki güç çok hoşuma gitmişti. Hackleyebildiğim heryeri hack etmeye başladım. Sabahlara kadar üstümde pijamamla büyük şirketlerle uğraştım. Doktoralı, milyarlarca lira maaş alan adamları kızdırmak hoşuma gidiyordu."

MİCROSOFT İÇİN SEMİNER

Şahin’in adı sanal alemde yayıldı ve Microsoft’tan seminer vermesi için teklif aldı. Şahin bundan sonraki gelişmeleri şöyle anlatıyor:
“Microsoft için sistem güvenliği üzerine İstanbul’da bir seminer verdim. Orada sistemlerine imzamı bıraktığım için kim olduğumu bilen bazı kurbanlarımla tanıştım. Bir tanesi beni tebrik etti. Sonra bu işi para için yapma fikri doğdu. Çok sayıda firmanın sistemlerini hack ederek, aldığım kritik bilgilerin kopyalarını onlara eposta ile yolladım. Çoğu benimle çalışmaya karar verdi. Tarifem iş başına 3500 dolar. Bunu bir yıldır yapıyorum. Müşterilerimin çoğu finans şirketleri. Osmanlı olayından sonra aldığım bilgileri internette yayımlamayacağıma ve basına vermeyeceğime dair belge imzalamamı isteyen e - postalar aldım."
Kendisinde çok sayıda firmaya ait kritik bilginin bulunduğunu iddia eden Şahin, “Bu bilgileri ne yapacağı" sorusuna şu yanıtı verdi:
“Bir gün hayattan ümidimi kesersem bu bilgileri internette yayımlayacağım. Amacım Türkiye’de sistem güvenliği olgusunu yerleştirmek. Bu konuda hiç bir ciddi çalışma yapılmıyor. Sadece bu alanda çalışan firmaların kurulmasını istiyorum. Bu işi gerçekten severek yapan insanların olmasını istiyorum. Yoksa öyle milyarlık maaş alıp, 9’dan 5’e çalışanlarla bu iş olmaz. Bu bir sanattır."


Pijamalı hacker


POLİS'TE GERÇEK ALEMİ GÖRDÜ

Tamer Şahin çok sayıda ‘icraatına’ rağmen adını ilk defa Superonline’ı hack ederek duyurdu. Şahin, nasıl yakalandığını şöyle anlattı:
“Türkiye’nin en büyük internet servis sağlayıcısı olduğu için Superonline’ı hack etmeyi kafaya taktım. Bir hafta boyunca işe gitmeyerek, sabahlara kadar Superonline’ın sistemiyle uğraştım. Cebimde 1.5 milyon parayla yüz milyon dolarlık büyük bir grupla uğraşmak hoşuma gitti. Sonunda bir gün telefon çaldı. Telefondaki ses Superonline’dan aradığını söyledi. ‘Benim kim olduğumu biliyor musun?’ diye sordu. ‘Hayır’ deyince de ‘Yakında öğrenirsin’ deyip telefonu suratıma kapattı. Sonunda bir gün kapı çaldı ve iki sivil polis geldi.

AKILLI ÇOCUK

Polisler annemi yatıştırmaya çalıştı. ‘Hanımefendi korkmayın, oğlunuz çok akıllı bir çocuk. Sadece biraz sohbet edeceğiz’ dediler. Sonra bana dönüp, ‘Bilgisayarını topla gidiyoruz’ dediler. Çevik Kuvvet binasına götürüldüm. Orada bir polis bana ‘Aferin oğlum, adamları dağıtmışsın’ dedi.
Bir başkası da ruleti çok sevdiğini, masa için bir düzenek yapıp yapamayacağımı sordu. Tabii ki öyle birşey yapamazdım. Sonra ifadeyi imzalayıp savcılığa götürüldüm. Savcıyı görmedim bile... Birşeyler imzalatıp bıraktılar.
Sosyal bir insan olmadığım için sanal alemden tam anlamıyla ilk dışarıya çıkışımı orada yaptım."

TARİKAT'I HACKLEDİM

Hiç devletten iş teklifi alıp almadığını sorduğumuz Şahin, “Bir defasında bir yerden rica ettiler. Almanya’da faaliyet gösteren bir tarikatın sitesini kilitledim" diye konuştu. Şahin bazı devlet kuruluşlarının sistemlerine de girdiğini ama kayde değer birşey bulamadığını iddia etti.

KİMSEYE ÖĞRETMEM

Bildiklerini kimseye öğretmemekte kararlı olduğunu vurgulayan Şahin, buna başından geçen bir olayın neden olduğunu söyledi:
“Bir arkadaşıma kredi kartı şifrelerini nasıl çalacağını öğrettim. O da çaldığı şifrelerle yurt dışındaki eticaret sitelerine sipariş vermeye başladı. Fakat, ipin ucunu kaçırdı. Bir gün Amerika’dan pardesü siparişi vermiş. Şirkette kredi kartının gerçek sahibini “Elimizde A modeli kalmadı da B modeli ister misiniz’ diye sormak için aramış. Sonuçta olay ortaya çıktı ve arkadaşım hapse girdi."

ÜNLÜ UÇUK HACKERLAR

Tamer Şahin’in ünlü meslektaşlarından bazıları şunlar:
Kevin Mitnick: Amerika’nın en büyük şirketlerinden gizli bilgileri çaldı. FBI, onu yakalayabilmek için üç yıl boyunca insan avı düzenledi. Sonunda yakalandı ve 4 yıl yattı.

Mojo: O da Tamer Şahin gibi sistem güvenliği üzerine çalışıyor. En son Microsoft Amerika için güvenlik üzerine bir seminer verdi. Bütün şirketlerin peşinde olduğu bir isim...




 
Sep
11
    
by-fatiko21 | 11 Eylül 2008 15:33 | fav | etiket:  
Hackerlar ne yaparlar?
Hackerlar, sabırlı ve her adımlarını dikkatlice dökümanlayarak çalışırlar. Hackerın amacı, belirlediği hedefin yada uygulamanın imajını zedelemek, prestijini düşürmek güveniliriliğine zarar vermek. Hacker gibi düşünmek Gazeteci Faik Almendi, çalıştığı haber7.com'da bugün iktibas yaparak ( derleyerek) yaptığı Hackerler nasıl bilgi belge hırsızlığı yapar, başlıklı bir haber yayınladı. İşte aşağıdaki link bu Hackerlar'ın nasıl çalıştığını, ve korunma yöntemlerini anlatıyor.
Hacker elinde hedefine ait az yada hiç olmayan bilgilerle işe başlar; öyleki küçük analaziler sonunda yol haritasını belirleyeceği yeterli bilgiye ulaşır. Bu ancak dikkatli bir analiz ve sistemli bir araştırma sonucu elde edilebilir.

Hackerlar`ın genellikle kullandığı yöntemler 7 adımdan oluşur: 1. Hedifin ayak izlerini analiz et 2. Bilgileri sırala 3. Kullanıcı bilgilerine ulaş 4. Ayrıcalıklarını arttır 5. Ekstra şifre ve gizli bilgileri kopar 6. Arka kapıyı kur 7. İçeri gir sistemi devir

Hacker önce hedef alacağı alan adlarını saptar. Daha sonra, bunların ayak izlerini takip ederi. Bu takip heefi hakkında edinebilecek en fazla bilgiye ulaşmak içindir. Bu takibi, hedefine ait bilgilerin herkese açık kaynaklardan yapar.

Ayak izi analizinin sonunda hacker şu bilgilere ulaşaır: - Hedefin büyüklüğü - Potansiyel giriş noktları - Güvenlik mekanizmasının olup olmadığı varsa bunun ne olduğu

Ayak izi analizi sırasında hacker, saldırı sırasında işine yarayacak bilgilerelde etmeye çalışır. Bu bilgiler: • Şirket adları • Alan adları • Şubeleri • IP adresleri • Telefon numaraları

Ayak izi analizi sonrasında hacker elde ettiği bilgiler ve bu bilgiler doğrultusunda çizdiği yol haritası sonucunda hedefin ağ bilgilerine ulaşmış olur. Ardından bu bilgeler ile hedef sistem hakkında edinebildiği kadar fazla dataya ulaşmaya çalışır.

Hacker, hedefin ne tür bir ağ, FTP veya mail server kullandığını, TCP ve UDP portlarına bağlanarak yada bu bu portları dinleyerek ve bu portlara rasgele veriler gönderek belirler. Birçok servis, genel olarak kendilerine gelen bu rastgele verilere yanıt verir bu yanıtlar da hackerlar için aradıklarını bulma noktasında son derece faydalıdır.

Hacker bu bilgileri oluşturduğu, hassasiyet veri tabanına yollar.

Bu veritabanında saklanan hassas bilgiler, eğer hacker hedifin sunucusu ile temas kurabilmişse, şunlardır: • Kullanıcı adları • Son giriş yaptığı tarih • Şifre değişim günler • Tanımlandığı kullanıcı grupları

Hacek sorgulama sonucu ulaştığı bu bilgileri, sisteme, kayıtlı kullanıcı girişi için yapacağı şiddetli saldırıda kullanacak. Örneğin hackerın karşılaştığı TEST yada BACKUP gibi kullanıcı adları genel olarak şifreleri kolay tahimin edilebilir türden kullanıcı adlarıdır. Bu da hackerın işini oldukça kolaylaştırır. Hele bu kullanıcılar Lokal Admin ise...

Hedefi hakkında yeterli bilgileri elde eden hacker, artık sisteme o şirkette çalışan herhangi birinini kullanıcı adına ulaşmış olur. Bu şu manaya gelmektedir: Hacker`ın tek bir ihtiayacı kalmışıtır. O da kullanıcıların şifreleri.

Şifreleri elde etmenin iki yolu vardır: Sosyal mühendislik (şifreleri tahimn etme) yada sistem saldırıları ve veri tabanlarına ulaşma.

Hacker bir şifre buluduktan ve şifresini ele geçirdiği kulanıcıcın sistem üzerindeki yetkilerini öğrendikten sonra, bu kullanıcıcn sistem üzerindeki izinlerini arttırmaya çalışır (admin değil ise)

Eğer hacker kullanıcının izinlerini ssitem yöneticisi (admin) şeklinde arttırabilmişse işte o andan itibaren herşey kontrolu altında demektir


 
Sep
11
    
Unix işletim sisteminde normalde bildiğimiz passwd /etc/passwd'dir.Bu password dosyasının içinde nelerin bulunduğunu örnek vererek gösterelim:

root:rWHUACG8GU5wU:0:0:KoK:/root:/bin/bash
ahmet:5VLy2.CJvETV2:501:100:Ercan Altuntas,497Y065:/uyeler/ercan:/bin/bash
lale:1KRz2oc7rqYS.:502:100:Esin Tolga
Lale,494204,Compclub,6030,2230468,:/uyeler/akay:/bin/bash
Yukarıda tipik bir şifre dosyası görüyorsunuz. Bildiğiniz gibi ikinci alan şifrelenmiş bölümdür (encrypted password). Peki ya girdiğiniz sistemdeki bu alanda *** işaretiyle karşı karşıyaysanız? Bunun passwd dosyasının shadowed, yani gölgelenmiş dir.. Fakat başka bir olasılık daha var ve o da TCB yani Trusted Computing Base dir. Fakat başka bir olasılık daha var ve o da TCB yani Trusted Computing Base metodunun kullanılıyor olmasıdır. Gördüğünüz her * işareti taşıyan /etc/passwd'nin gölgelenmiş olduğunu sanmayın. Ek olarak bazıları da kullanıcı hesaplarını geçersiz hale getirmek için * (asterisk) işaretini kullanırlar. Gölgelenmiş dosyanın dizinleri aynen şöyle olur:

# ls -l /etc/shadow -r-------- 1 root auth 678 Oct 13 0:08 /etc/shadow
Bunun anlamı şudur; bu dosyayı sadece root okuyabilir. Trusted Computing Base (TCB) aslında C2 seviyesindeki Unix sistemlerinin bir bölümüdür(C2 bir güvenlik seviyesidir). Güvenliği büyük ölçüde arttırır ve bizim işimizi zorlaştırır ve adamı fitil eder Aslında TCB'nin çalışma biçimi o kadar da karmaşık eğildir. TCB /etc/passwd dosyasının parçalarını bazı bilgiler ekleyerek sistemde başka yerlere taşır. Bu demek oluyor ki değişik yerlere taşınmış parçaları elle değiştirmek sistemde ciddi problere yol açabilir. Bunu hex editörleri veya bunun gibi editörlerle değiştirmelisiniz Aynı shadowed yani gölgelenmiş bir şifre dosyasında olduğu gibi, kullanıcı isminden sonraki bölüme bir asterisk işareti yerleştirilir. Bunun nedeni gerçek bilginin Trusted Computing Base'de saklanmasıdır.

NOT:Unix'in bazı sistemlerinde, C2 seviye güvenlik kullanılmasa da, TCB kullanılır.

/etc/auth/subsystems/ Korunan Altsistem Veritabanı:The Protected Subsystem Database
/etc/auth/systems/ttys Terminal Kontrol Veritabanı:The Terminal Control Database
/etc/auth/system/default Sistem İlk Durum Veritabanı:The system Defaults Database
/etc/passwd Sistem Şifre Dosyası:The system Password File
/etc/auth/systems/files Dosya Kontrol Veritabanı:The File Control Database
/tcb/auth/files/ Korunan Şifre Veritabanı:The Protected Password
Yukarıdaki dizinler TCB'in bölümlerini oluşturuyor. Ayrıca tabii ki TCB'in bakımını yapmak için değişik araçlar da var. Ama ben şimdi TCB kullanan bir sistemde genelde bulunan tipik bir kullanıcı kaydına örnek vereceğim. Bu tür bir kayıt asla elle değiştirilmemelidir.Hex editörleri gibi programlar kullanılmalıdır

hamza:u_name=ceylan: -->1
:u_id#687: -->2
:u_pwd=5VLy2.CJvETV2: -->3
:u_type=general: -->4
:u_succhg#726505612: -->5
:u_unsucchg#726505345: -->6
:u_pswduser=ceylan:
:u_suclog#748076546: -->7
:u_suctty=tty07: -->8
:u_unsuclog#748976789: -->9
:u_unsuctty=tty9: -->10
:u_numunsuclog#234: -->11
:u_lock@: -->12
1)Kullanıcı ismi, burada "hamza" dır.

2)Kullanıcı IDsi, şimdiki durumda 687.

3)Şifrelenmiş parola:5VLy2.CJvETV2

4)Kullanıcı tipi.

5)En son yapılan başarılı parola değişimi. (NOT:Şimdi "bu garip sayıda ne???" diyeceksiniz. Unix tarihi 1 Ocak 1970 tarihinden itibaren saniyeleri sayarak tutar.Garip ama gerçek

6)En son gerçekleştirilen başarısız parola değişimi.

7)En son gerçekleştirilen başarılı giriş.

Girişin başarılı yapıldığı tty (terminal) numarası, yani Hamza tty07'den giriş yapmış.

9)En son gerçekleştirilen başarısız giriş.

10)Başarısız girişin terminal numarası.

11)Başarısız girişlerin sayısı..)....Gördüğünüz gibi bu kullanıcı tam 234 başarısız giriş yapmış..)....

12)Kilit durumu.

İşte göründüğü gibi TCB kullanan bir sistemde, kırmaya çalıştığınız kullanıcının kayıtlarında ne gibi değişiklere yol açabileceğinizi artık biliyorsunuz ya da tekrar etmiş oldunuz. Karşınıza gölgelenmiş gibi görünen bir şifre dosyası çıkarsa, aldanmayın! Ve sistemin ne kadar ayrıntılı kayıtlar tuttuğunu bilin.


 
Sep
11
    
by-fatiko21 | 11 Eylül 2008 15:30 | fav | etiket:  
Bazı sistem yöneticileri finger servisini kapalı tutarlar,bu durumda bu komutu kullanamayız.Ancak bazı sistem yöneticileri finger komutunun açık bırakılmasının güvenlik açısından hiç bir tehlikesi olmadığını ileri sürmektedirler.Bu kişiler bir cracker’ın çok büyük bir sistemdeki tüm kullanıcı ve process’lerin listesini çıkarmak için yıllarca uğraşmak zorunda olduklarını ve bu tekniğin çok zor olduğunu savunmaktadırlar. Ancak gerçekte böyle değildir!


 
Sep
11
    
by-fatiko21 | 11 Eylül 2008 15:29 | fav | etiket:  


UNIX i ayrıntılı biçimde öğrenin (yaklaşık 3000 komut ) sonrada networking ve protokollerini kavrayın, temel olarak unixi öğrendikten sonra yazılar arasında olan tcp/ip yi bir okuyun sonra daha ayrıntılı öğrenebilirsin, Unix işletim sistemi,çok kullanıcılı sistemlerde en çok tercih edilen işletim sistemlerinden biridir. Linux,SunOS,Convex0S,Ultrix ve UNICOS ,Unix türevleridir.

Sisteme girince ne yapacağını bilmelisin,burada sadece biraz unixi kavramanız için bilgiler verilmiştir terminal için başlangıç olarak okumalısınız. sh*ll e düştüğün zaman ilk olarak password dosyasını kendi bilgisayarınıza almalısınız. passwd dosyası Login isimleri ve şifreleri icerir. şifreler kodlanmiştir. UNIX de passwd dosyasını almak icin, bulundugunuz UNIX`e ve protokole bagli olarak, aşagidaki komutlardan birini yazabilirsiniz:

/etc/passwd
get /etc/passwd
get /etc/shadow
cat /etc/passwd
yukardaki ilk komut standart bir komuttur. Ama bu dosyayi almanin daha bircok yolu vardir. Dosyayi alip baktiginizda şoyle birşey goreceksiniz:

tur:z{_L89M.:23:0:Metin Mert:/users/mcan:/bin/csh
Bunlari şu şekilde aciklayabiliriz:

Kullanici Ismi: tur
Kodlanmis Sifre: z{_L89M
Kullanici Numarasi: 23
Grup Numarasi: 0
Diger Bilgi: Metin Mert
Home Directory: /users/mcan
Sh*ll tipi: csh
Password dosyası bunun gibi ise crackerjack gibi programlarla kırabilirsiniz ve sisteme öyle login olabilirsiniz.Eğer dosya XaX:/www/users/trc:/bin/bash gibiyse shadow lanmıştır. (www kısmı şifre shadow dur(gölgelenmiştir),burası **** gibide olabilir) Yani şifre gölgelenmiştir.Eger şifre dosyasi shadowed ise, bulundugunuz UNIX`e göre aşagidaki yazili yerlerden birinde bulabilirsiniz:

UNIX Sistem Tipi : Path : Karakter:
AIX 3 /etc/security/passwd !
A/UX 3.Os /tcb/files/auth/*
BSD4.3-Reno /etc/master.passwd *
ConvexOS 10 /etc/shadpw *
Convex0S 11 /etc/shadow *
DG/UX /etc/tcb/aa/user *
EP/IX /etc/shadow x
HP-UX /.secure/etc/passwd *
IRIX 5 /etc/shadow x
Linux 1.1/2.2 /etc/shadow *
OSF/1 /etc/passwd[.dir|.pag] *
SCO UNIX #.2.x /tcb/auth/files/(first letter of username)/(username) *
SunOS 4.1+c2 /etc/security/passwd.adjunct ##
SunOS 5.0 /etc/shadow
System V 4.0 /etc/shadow x
System V 4.2 /etc/security/* database
Ultrix 4 /etc/auth[.dir|.pag] *
UNICOS /etc/udb *
Eğer shadowed(gölge) password dosyasını basariyla aldıysan cracker jack ,john gibi programlar yardimiyla kırabilirsin, iyi bir word list yardımıyla şifeyi bu programlarla kırabilirsiniz.Root olarak login olduysan sisteme istediğini yaparsın. Yeni Unix sistemlerinde password leri almak çok zordur,direk almak çok çok zordur.Ama Exploit ler yardımıyla yeni unix lerde açıklar bulabilirsiniz.Ayrıca c,c++,perl gibi bir programlama diline başlamalısınız,sonrada exploitlerin mantığını kolayca kavrayabilirsiniz.

DİKKAT: Çok kullanıcı sistemlerde(özellikle Unix de) sistemdeki hareketleriniz log lara kayıt edilir ve password dosyasını almaya teşebbüsleriniz bile log lara kayıt edilir.Başarısız girişleriniz bile kayıt altına edilir.Bundan dolayı devlete bağlı kuruluşların web sitelerini ve bilgisayarlarına sakın bulaşmayın.Hemen enselenirsiniz.Diğer bilgisayar ve web sitelerinede zarar vermeyin,sadece girdiğinizi kanıtlamak için bir kaç dosya alın ve bir daha girmeniz için düzenleme yapın.Hiç bir zarar vermeyin.


 
Sep
11
    
by-fatiko21 | 11 Eylül 2008 15:28 | fav | etiket: ,  
İşletim sistemlerin çok kullanıcılı sistemlerde kullanılmaya başlamasıyla birlikte sistemlerde kullanıcıların yetkisi de sözkonusu olmuştur. Kişisel işletim Sistemlerinde (örneğin DOS) sistemi aynı anda tek kullanıcı kullandığı için bütün dosyalara erişebilir, okuyabilirdi Ancak aynı anda pek çok kişi tarafından kullanılan İşletim sistemlerinde sistemin bir yöneticisi olmak zorundadır.Yönetici Novell'de "supervisor", Unix ve Linux de "root", NT'de "administrator" olarak adlandırılır İşte bu çok kullanıcılı sistemlerde yetkisini artırmak isteyen normal kullanıcılar sistemde daha yetkili hale gelebilmek için "exploit" dediğimiz programlar yazmışlardır. Exploitler işletim sistemi üzerindeki herhangi bir programın eksikliğinden ve bug lardan(sistem açıkları) yararlanarak kullanıcıyı daha yetkili hale getirmeye yararlar. Exploitler local ve remote olarak ikiye ayrılır.

Local exploitler: işletim sisteminin bir kullanıcısıyken uygulanabilir,
Remote exploitler: Sistemin bir kullanıcısı olmanıza gerek yoktur.
Sistem açıkları ve bu açıkları kullanmak için yazılmış exploitler günden güne artmakta ve her sistem açığı için patch'ler(yama) yazılmakta. Exploit lerle çalışmak zevklidir.Zevkli olduğu kadar da sabır ister, bir trojanı kullanmak kadar kolay değildir,hatta trojanlar la Exploit leri aynı cümle içinde kullanmak Exploit lere hakaret bile sayılabilir.Her Exploit e karşı bir süre sonra Patch(yama) çıkarılabilir.Bundan dolayı bu güvenlik açıklarını sürekli takip etmelisiniz (Novell,NT,Linux un güvenlik açıklarının yazıldığı ve sürekli güncellenen siteleri sık sık ziyaret ederek bunu yapabilirsiniz,Bilgisayar dergilerinde falan aramayın böyle şeyleri).Size bu dökümandaki bazı kelimeler yabancı gelebilir,bu doğaldır çünkü windows komutlarını sadece biliriz,diğer işletim sistemelerini(özellikle çok kullanıcı işletim sistemleri:Linux,unix,FreeBSD,Novell vb. bilmek gerekir. Bu konularda daha iyi olmak istiyorsanız bu işletim sistemlerini bilgisayarınıza kurmayı deneyin(Linux tamamen bedavadır,CDsini bulmanız yeterli)

Bazı İşletim Sistemleri için örnek exploitler:


FreeBSD işletim şistemi için "overflow" exploiti (FreeBSD'de lprm açığı): Bu exploit Pointer artimetiğini kullanarak (Pointer değişkenler değişkenin içindeki bilgiyle birlikte bellek adresini de tutarlar) tampon belleğe (buffer) bir string kopyalayarak taşma oluşturur. Sistemdeki lprm komutunu kullanır. lprm komutu uzaktaki bir yazıcıya gönderilen bir işi iptal etmeye yarar. "lprm -P bloggs" komutuyla iş iptal edilebilirken kuyruktaki ikinci bir iş aynı anda "lprm -P bloggs bloggs" la iptal edilebilir. Bu da buffer owerflow hatası meydana getirir. Bu sayede "root" erişimi sağlanır. Lokal bir exploittir.

Microsoft'un FrontPage Server Extensions'unda karşılaşılan açıklar:Frontpage extensions'un kullanıldığı web sitelerinde pek çok açık bulmak mümkün, örneğin Frontpage 98'de dizin erişim hakları iyi düzenlenmediği için _vti_pvt dizininde "service.pwd" dosyası vardır ve buna herkes erişebilir. "service.pwd" dosyasında şifreler tutulmakta

Linux işletim sisteminde X11Amp Programı açığı :X11Amp çalıştırıldığında ~./X11amp isminde bir dosya oluşturur. Bu hatayı linux'ta şöyle kullanabilirsiniz:

mkdir ~/.x11amp
ln -s /etc/shadow ~/.x11amp/ekl
Bu komutları yazdıktan sonra X11Amp'i çalıştırıp "ekl" 'yi seçin bütün girişleri seçip silin. Program çakılacak ve /etc/shadow dosyasını alabileceksiniz

Solaris işletim sisteminde "gcc tempfile" açığı :Gcc derleyicisinin 2.7.2.x ve önceki sürümlerinde /tmp dizinine (geçici işlemlerin yürütüldüğü dizin. Windows dizini altındaki temp dizini gibi) sembolik link (bir dosyaya ya da dizine ulaşabilmek için konan linkler. Windows'taki .lnk dosyaları gibi) oluşturulur ve bu linkten yararlanarak lokal root hakkı alınır.

Sİtemizde ilerleyen günlerde exploit örneklerini çoğaltıcaz(özellikle NT açıkları ve exploitleri yayınlamaya devam edicez)

 



 
Sep
11
    
Trojan Kullanarak neler yaparlar?

Bir trojan kullanicisi,trojani herhangi bir bilgisayara bulastirmak isterse bunu yapmasi imkansiz degildir. Bu trojani kullanarak,bulasan bilgisayara girmek ise cocuk oyuncagidir.Simdiye kadar bir trojani hic kullanmadiysaniz veya tum ozellikleriyle kullanmadiysaniz hep sunu merak etmissinizdir : Trojan Kullananlar bir bilgisayara girince neler yaparlar? Bu dokümandada trojan kullanan kisilerin,trojani birine nasil bulastirdiklarina ve neler yaptiklarina deginicem

Trojan kullanicilarini iki gruba ayirmak lazim

1)Caylaklar
2)Profesyoneller
CAYLAKLAR

Bir trojani kullanmak cok cok kolay bir istir.Klavye ve mouse kullanmasini bilen herkes trojan kullanabilir.Cünkü illa birine trojan bulastirmayada gerek yoktur,trojan bulasmis kisileri bulup (Trojanlarin IP scanner özellikleriyle) bile trojan kullanilabilir. Caylak lar trojan konusunda pek bilgisi olmayan kisilerdir,ingilizce bilmiyorsa türkce trojanlar kullanirlar. Bir trojani bulaştirma konusunda yetersizdirler.Bir bilgisayara girdikleri zaman girdikleri bilgisayarin ISS sifrelerini alirlar,dizinlerde biraz gezinirler,girdikleri bilgisayarin CD sini acip-kapama,karsidakine mesaj gönderme gibi eglence araclariyla karsidakiyle dalgasini gecerler. Boyle kisilerin bulastirdiklari trojanlarinda farkedilme olasiligi Profesyonel lere göre daha yüksektir.Fazla bilgiye sahip olmamalarindan dolayi yaptiklari sınırlıdır



Bunlar internette güvenlik,trojanlar konusunda kendini yetistirmis kisilerdir ve piyasadaki ünlü tüm trojan türlerini bilirler.Dünyada yüzlerce trojan var ama en önemli Trojanlarin aralarindaki farklari bildikleri icin amaclari icin en uygun trojani secebilirler. Bir bilgisayara girdikleri zaman CAYLAKLAR gibi hemen sifrelere yönelmezler,ilk yaptiklari is tekrar bu bilgisayara girmek icin programlar yüklemek veya gerekli ayarlari yapmaktir.Simdi adim adim bir PROFESYONEL in bir bilgisayar girisine bakalim ;

ILK ADIM SERVER DOSYASININ BULASTIRILMASI

Trojanlarin iki kisimdan olustugunu diger dökümalarimizda söylemistik,Client ve Server.Server girilecek bilgisayarda calistirilmasi gerekli dosya,client de bulasmis bilgisayara girilmesi icin gereken programdir. En önemli olay server dosyasinin bulastirilmasidir.Trojan kullanan kisi,eger server dosyasini bulastirabilirse hersey cok basittir. ICQ,IRC,MSN mesanger, gibi chat programlarinda dosya alis-verisleriyle ,mail e trojanli dosyanin gönderilmesiyle server bulastirilabilir.Hickimse "al bu trojanli dosya" diye dosya göndermez.Cesitli kandirmaca yöntemler kullanirlar. Server dosyasini göndermeden önce iconunu degistirirler,bu icon gönderilme amacina göre degisir.Mesela birine resim dosyasi gönderiyorum diyerek trojan göndermek isteyen biri JPG iconlu bir trojan olusturur.AMA SUNU SAKIN UNUTMAYIN:Trojanlar kesinlikle exe,com,bat veya dll olmak zorundadirlar,hiçbir trojan jpg,avi gib, formatlarda olamaz. Eger birine cok güzel bir windows oyunu veya kagit oyunu maksadiyla server gönderecek biri iconuda bir oyun iconu yapabilir. Icon konusunda Bu örnekleri cogaltmak mümkündür. Iconu degistirildikten sonra,server dosyasi baska bir dosya ile birlestirilir.Yeni nesil trojanlarin dosya birleştirme özellikleri hat safhadadir.Bir server la jpg,bmp,avi,exe gibi hertürlü uzantili dosya birlestirilebilir.Hangi dosya ile birlestirildiyse ,server calistirildiginda o dosya ekranda calisir ama arka planda trojan coktan bulasmis olur.Örnegin,server la jpg dosyasi birlestirildiyse,server calistirildigi zaman jpg resmi ekranda cikar,avi ise activemovie ile avi gösterilir.Yani server i calistiran kisi birsey anlamaz.Server dosyasi emirlere hazirdir.Simdiki adim SERVER dosyasini göndermektir. Server bir dosya ile birlestirilip iconu degistirildikten sonra ICQ,IRC veya messanger programlarinda server li dosya göndermek en favori gönderme seklidir.Web sayfalariylada server bulastirilabilir.Bir kac uygulama örnegine deyineyim;

1)Biri size "resimlerim.exe" diye bir dosya gönderirse bunu anlayabilirsiniz ama "aysegül___benim__resimlerim__slaytlar.exe" gibi bir dosya gönderildiginde,bu dosyanin exe oldugu acik olarak belli olmaz. cünkü isim bilerek uzun tutulmustur,bundan dolayi uzantisi ekranin sol unda belli olmaz. Bu dosyayi alan kiside,dosyanin bulundugu dizine gittiginde JPG iconunu görünce hemen o dosyayi acmak icin tiklayacaktir. Bunu biraz internette güvenlik ve trojanlardan anlayan biri tabiki yapmaz,hemen dosyaya sag tiklayip "özellikler" den dosyanin exe oldugunu anlar ama bu konularda bilgisizler o kadar cok ki.

2)Diger bir yol zip uzantili dosyalarla trojan bulastirmadir.Schoolbus trojaninin 1.5 versiyonunu server dosyasi zip uzantili bir dosyadir.Bu zip li dosyayi alan kisi zip i acmak icin tikladiginda winzip karsisina cikacaktir ve "I agree" ile devam etmek istediginde trojan bulasmis olacaktir.Bu yöntemi caylak bir trojan kullanicisi bilmez.Bu yönteme cogu kisi aldanabilir.Cünkü zip uzantili bir dosya ile direk trojan bulasabilecegini ummazlar.Burda winzip in bir acigindan faydalanilmaktadir.Eger Server ın ismi setup.exe diye yazılıp zip lenirse.Karşı taraf bunu açarken winzip i çalıştırır.Eğer winzip "wizard" ise setup.exe yi bir kuruluş programı olarak algılayıp siz "Next" dedikten sonra server otomatik olarak açılacaktır.Winzip "Classic" modunda ise Dosyanın ismini size direk göstereceği için bunun bir exe dosyasını anlarsınız. .Winzip i "wizard" modunda olanların yutacağı bir yöntemdir.

3)Bu yolda zip li dosyalarla server yedirilir.Ama yukardaki yönemden farklidir.Trojan hazirlayan kisi 5 tane jpg uzantili resim bulur. Server dosyasininda adini degistirir ve iconunu jpg iconu yapar,5 resmin icinde dikkat cekmiyecek sekilde saklanabilir. Bu 6 resim(aslinda biri trojan) zip lenerek gönderilir.Alan kisi zip liyi acarken icinde bir exe dosyasi oldugu anlamasi zor degildir ama biraz dikkatsiz davranirsa buna aldanir.Alan kisi sirayla bu jpg leri acarken bu exe yide calistirir.Böylece server bulasir.

4)Bu yöntem web sayfalari araciligiyla server bulastirmadir.Sitesinde cok güzel bir program oldugunu iddia ederek veya normal bir proramin icine trojan bulastirarak sitesine koyabilir.Biri de bu programi siteden indirip calistirildiginda trojan bulasir.Bundan dolayı taninmamis ve guvenli oldugundan emin olmadiginiz sitelerden dosya indirmeyin derim.Size hemen bir ornek vereyim.Bir yabanci internet sitesinden "ResourceHacker" isimli bir programi download ettim ve programi kullanmaya basladim .(Programin ismi=ResHacker.exe) ama raslanti eseri bu programin icinde sinsi bir "sifre çalıcı" bir program oldugunu farkettim.İcindeki şifre çalıcı program,benim şifreleri her internete girdiğimde bir e-mail adresine gönderiyodu.Hemen bilgisayari temizledim tabiki.Sonrada programin yapımcısına sövdüm,saydım maille.Ama herkes benim gibi şanslı olmayabilir.Adam bilgisayarımada girebilirdi.Bundan dolayı internetten dosya alırken dikkatli olun.


 
Sep
11
    
by-fatiko21 | 11 Eylül 2008 15:27 | fav | etiket: , ,  
Bu sayfada sadece teorik temel bilgi verilecek. Bilinmesi gereken teknik terimler anlatılacaktır.

Hacker : Bilgisayar sistemlerinin açıklarını iyi bilen, bu açıkları kullanmak için gerekli programları yazabilen ve bunu sadece zevk için yapan insanlardır. İyi bir hackerın işletim sistemleri ve programcılıkta uzman olması gerektiği gibi telefon şebekesinden de anlaması gerekir. Hackerlar siyah ve beyaz olarak ikiye ayrılır. Siyahların tek amacı karşı tarafa zarar vermektir, varlıklarını belli edecek notlar bırakırlar. Beyazlar ise gözönünde bulunmazlar, sistemlerde gördükleri açıkları sistem yöneticilerine bildirirler. Gerçek hacker'lar devamli yeni seyler ögrenme yolunda önüne geçilmez bir istege sahiptirler ve korkunç bir sekilde ayrintiya önem verirler.Hacker'larin sayesinde sistemler daha da güvenli hale gelmeye basladi Programlarla ve Windows 'la hacker olamazsiniz. Ayrica web sayfalarinda dolasarakta hacker olamazsiniz. Linux kurun(exploitler için), TCP/IP ögrenin,sonra zaten mantiginiz size yol gösterecektir.Sitemizi düzenli takip etmenizi öneririm.
Lamer : Hacker özentisi diyebiliriz. Birkaç trojan ve nuke programıyla etrafa saldırıran tiplerdir.Hem amatör hemde hacker lık konusunda kendini geliştiremeyenlere verilen addır.Tarih boyunca hackerlar lamerlarla alay etmiştir.
Newbie : Hacker Lamer arası bir düzeydir. Lamer gibi zibidilikler yerine kendini hacking konusunda geliştirmeye adamıştır. Hacker olmanın ilk kurallarından biri olan "ne bulursan oku" evresindedir.
Bir kaç tavsiye; Yukarıdakilerden Lamer olmamaya özen gösterin,kendinize göre kesin kurallarınız olsun,örn; asla devletin resmi sitelerine saldırmayın,kredi kartı olaylarına hiç girmeyin(demir parmaklıkların içinde olmayı istemezseniz tabi), başkalarının bilgisayarına girince dosyalarını silmek gibi zararlı şeyler yapmayın.